| ||||||||||
EN ÇOK OKUNANLAR |
Demokrasi silah olursa...
28.Temmuz.2010, 09:52 Günümüzde demokrasiye yapılan vurgu, farklılıklara yönelik tahammülü ve farklı olanların yaşam tarzlarına saygıyı içerir.
Herkes farklı olsa dahi herkes, kendisine ve kültürüne duyulan saygı noktasında eşit telakki edilmelidir. Bu yumuşak tanım, bireyin temel hak ve özgürlüklerini de güvence altına almakta, daha sağlam bir toplumsal uzlaşıya zemin hazırlamaktadır. Gelgelelim bugün ülkemizde demokrasiyi dahil olduğu barışçıl ve saygı içeren kalıbından sıyırıp, salt siyasi ve terörize edilmiş amaçlarına göre kullanmak isteyen bir yapı mevcuttur. Artık kendileri hariç herkesin açıkça gördüğü gibi BDP, barış adına, demokrasi adına, insan hakları adına kendisinin dışında kalanların hiçbir hakkına saygı göstermemektedir. Önceden oynadığı mağdur rolünden sıyrılarak bugün zulmeden, şehirlerdeki zulmü meşru gören, dağdaki terörist saldırıları “nefs-i müdafaa” olarak niteleyen bir konuma kendisini “yükseltmiştir”. Her şehit haberinden sonra samimiyetsizce dile getirdiği taziyelerin ardından “ama devlet de suçlu, bizim haklarımızı tanımaz, taleplerimizi yerine getirmezseniz daha kötüsü olacak” gibisinden zırvalıklara girişmektedir. Hatta teröristlerin cenazesinde saf tutarak, Türkiye siyasetindeki “saflarını” da belli etmektedir. Ve şaşılası bir şekilde, yıllardır ezdiğiniz “Kürt” halkı önünde bir gün diz çökeceksiniz diye tehditlerde bulunmaktadır. Bu tehdit, kendi zihninde oluşturduğu bir “kudurmuş” kabul edilen cemaati, ötekine karşı silahlanmaya, nefret beslemeye yönlendirmektedir. Ve tüm bunlar “Barış ve Demokrasi” adına yapılmaktadır. Ortada ne barış ne de zerre kadar bir demokrasi vardır. Ortada ikiyüzlü siyasetçilerin kendilerince oynadığı “Beyaz Kürt” rolü söz konusudur. Ülkede yaşayan tüm Kürtlerin kendileri gibi düşündüğü varsayımından hareket ederek, demokrasiyi ve barış söylemini birer silah olarak kullanan iflah olmaz bir siyasi irade vardır. Ve bu silahlar kimi zaman kentlerde provokasyonlara, çoğu zaman da yirmi yaşını doldurmamış onca ana kuzusunun yaşamını yitirmesine sebep olmaktadır. Terörün pisliğine bulaşmış, insanın yaşama hakkına saygı duymaktan aciz hale getirilmiş, beyinleri yıkanmış onca genç, erler gibi yaşamını yitirmekte, genç nüfus yavaş yavaş yok olmaktadır. Artık BDP, siyasi bir irade olduğu tezinde ısrarlıysa hoşgörü ve demokrasi adına bir şeyler yapmalı, kana bulanan ellerini tezileyip silahlarla münasebetini kesmeli ve Türk ve Kürt halklarından özür dilemelidir. Bu köşe 6 defa okunmuştur.
|
HABER ARA |
||||||||
|
Copyright © 2010 Anadolu Manşet Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||