| ||||||||||
EN ÇOK OKUNANLAR |
Bu mevzide çömelsek de mi dursak, çömelmesek mi vs08.Temmuz.2010, 11:34 Bir tartışmadır sürüp gidiyor: Vay efendim başbakan ve genelkurmay başkanı sıfır noktasındaki mevzide yere çömelmeli miymiş, çömelmemeli miymiş?
Bu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak, sarımsaklamasak da mı saklasak türünden bir tekerleme ve makara ile, bu konu arasında pek bir fark yok gibi duruyor. Zira her iki durum da inisiyatif meselesi olarak karşımıza çıkar ve yoğurdun sarımsaklanarak ya da sarımsaklanmadan saklanması gibi, inisiyatife (ve şartlara) bağlı olarak üst düzey yetkililer çömelerek ya da cansiperane poz verir, kimse de karışamaz. Espri bir yana, başbakanın ve Başbuğ’un mevzideki çömelmiş fotoğraflarını nefretle karşılayanların da ruh halini iyice bir analiz etmek icap eder. Zira o denli tehlikeli bir bölgede açık hedef haline gelmek istemeyen üst düzey iki devlet yetkilisini hakaretamiz bir şekilde suçlamak, onları ölmedikleri için itham etmekle eşdeğerdir. Maazallah bin beş yüz metre öteden sıkılacak bir sniper mermisi, bahsedilen şahısların feci ve trajik bir şekilde hayatlarını kaybetmesine sebep olabilir. Erdoğan’ı ve Başbuğ’u “çömeldiler” diye suçlayanlar, bu ihtimali düşünüp “olacaksa olsun, ölecekse ölsün” türünden, ayranı kabarık bir milliyetçilik sergilemektedirler. Fakat milliyetçi düşüncenin, bahsedilen şahısların ölümü üzerine “koca devlet, başbakanını ve genelkurmay başkanını koruyamadı” gibisinden fikirler üreteceğini de hesaplayamamaktadırlar. Ortada ya bir safdillik ya da utanmazca bir ölüm daveti söz konusudur. Ülkesinin biri sivil, diğeri askeri kanadına hükmeden iki insanın kendilerini tehlikeye atmalarını istemek açık bir orta çağ barbarlığıdır. Bu iki insan oracıkta bir mermiye hedef olsa bu kimin yararına olur? Adama sormazlar mı sonra, “o kadar tehlikeli bir yerde bu denli önemli iki kişiyi neden ayakta tuttunuz da kum torbalarının ardına almadınız, en azından çömelmelerini rica etmediniz?” diye. Vatan millet Sakarya naralarının eğreti durduğu, önce insanın ondan sonra ne gelecekse onun geldiği bir düşünce ikliminde iki kişinin mevzide oturmasına, kalkmasına bu kadar karışılması saçmalıktan öte bir şey değildir. Ve medyada hala bu türden magazinsel yaratımlara gidilip terörün ciddiyetinden uzak tartışmalar yapılması, ikili polemiklere saplanıp kalınması gerçekten acıdır. Bu vatana başbakanın ve genelkurmay başkanının cesedi değil, dirisi lazımdır. Kendilerinden haz edelim etmeyelim, bir insanın bile bile kendisini ölüme atması, tehlikeye atması ya da bu yönde bir talep, “insanlık” düşüncesi ile uzaktan yakından ilintili değildir. Dahası hayatında o bölgelere gitmemiş kişilerin bulunduğu fildişi kulesinden ahkâm kesmesi de tutarlı bir davranış değildir. “Bekâra karı boşamak kolay” olduğu gibi, canı tehlikede olan insanlara daha da tehlikeli bir işe sürüklenmesi için telkinde bulunmak o kadar kolaydır. Bu köşe 31 defa okunmuştur.
|
HABER ARA |
||||||||
|
Copyright © 2010 Anadolu Manşet Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||