Mustafa ÖZCAN Mustafa ÖZCAN Yazıyor...

VARTAN İHMALYAN


Eklenme Tarihi : 19.Eylül.2012, 11:16
Bu ismi çoğumuz bilmeyiz. Fakat Vartan İhmalyan, Bir Yaşam Öyküsü[1] adı altında yayınladığı kitaptan Konyalı olduğunu öğreniyoruz. Kendi ifadesine göre 23 Mart 1913’te Konya’da doğmuştur. Annesi Kayserili, babası Konyalıdır. Annesinin adı Armik, babasınınki ise Garbis’tir.  Babasının Konya’nın “Dedemoğlu” köyünde babasından kalma bir çiftliği vardır. Çocukluğunda babasının çoğu kere bu çiftlikte olduğunu, bu yüzden onu pek seyrek gördüğünü belirtmektedir.

Vartan İhmalyan’ın babası ava çok meraklıdır. Bu yüzden ona “ av delisi”,  iki amcaoğlundan birisine “ yâr delisi”, öbürüne de “kâr delisi” dediklerini kaydeder. İhmalyan, kendisine de “arkadaş delisi” nitelemesini yakıştırmaktadır. Vartan  İhmalyan’ın belleğinde Konya’dan çok az izler kalmıştır. İlk anımsadığı da Alâeddin tepesidir. Burası ile ilgili şu bilgiyi vermektedir:

“ Tepenin karşısındaki sıra sıra evlerden birinde annemin babası dedemgil otururlardı. Bizim ev Yeni Mahalledeydi. Dedeme her gelişimde, genç bir kız olan teyzem beni kucağına alıp (3,5-4 yaşındaydım) sık sık Alâeddin tepesine götürürdü. Orada eski bir top vardı. Bir gün teyzemin  kucağında mızmızlanırken, bir adam yaklaşıp: ‘ Bak, uslu durmazsan seni bu topun içine koyup atarım'demişti. Öyle korkmuştum ki… Topun içine koyulup, çok uzaklara atılarak yere düşüp paramparça olacağımı düşündükçe ödüm kopmuştu.

Bir de cami vardı, Alâeddin tepesinde. Orada Mevlevilerin dinsel törenlerini çok görmüştüm pencereden. Yüksekçe külâhlı, uzun entarili Mevlevîler kollarını açmış kuşlar gibi dönerlerken, anlatamayacağım bir estetik duyguyla karışık korku doğardı içimde. Ama yine de pek hoşuma giderdi onları seyretmek, korkuyla bile olsa. Mevlevilerin bende bıraktıkları o izlenim bugün bile silinmemiştir içimde; olsa da yine seyretseydim, o güzel dinsel törenlerini.”(s.15).

4-5 yaşındayken ailesinin ona entari giydirdiğini, babasının “kâr delisi” amcaoğlunun şakalarıyla kendisini kızdırdığını anlatan İhmalyan,   bir gün ailesinin katar katar hayvan vagonlarına bindiklerini, Doğu’ya gittiklerini, başlangıçta kendisinin buna çok sevindiğini ama neden sonra sürgüne gittiklerini anladığını bildirmektedir. Fakat bu olay gerçekleşmez. Çünkü babasının “ kâr delisi” amcaoğlu, o zaman Konya Ereğlisi’nin istasyonunda ambar müdürüdür. İhmalyan’ın babası ona bir mektup yazarak durumdan haberdar etmiş, o da hem İhmalyan’ın hem de kendi ailesini kurtarmıştır. Aslında daha başkalarını da kurtardığını  belirten Vartan İhmalyan, ailesinin Ereğli’de üç yıl kaldığını, daha sonra da yine hayvan vagonlarıyla Konya’ya döndüğünü söyler. Kitabında oğlu Müslüman olan Ermeni kadının hikâyesine de yer veren yazar, o zaman Konya’nın İtalyan işgali altında olduğunu, annesinin teyzesinin çok odalı bir evine İtalyanların yerleştiğini, kendilerine iki oda bıraktıklarını naklederek “Biz de annemin teyzesiyle birlikte yaşıyorduk” der(s.18).  Yine teyze kızının ikide bir eline tencere tutuşturarak, İtalyanlardan makarna istemeye kendisini gönderdiğini hikâye eder. İstanbul’da annesinin çok zengin, manifatura tüccarı dayıları vardır. Bir ara Konya’dan onlara konuk gittiklerini, sonra yine Konya’ya döndüklerini, İzmit körfezine yaklaştığında denizi ilk kez gördüğünü, İstanbul’un o zaman İngiliz, Fransız işgali altında bulunduğunu de sözlerine ekler. İhmalyan’ın anlattığına göre; İtalyanlar, Atatürk’ün Karaman’a yaklaştığını öğrenince, “apal topal kaçıp”gitmişler, bir hafta kadar sonra da Atatürk Konya’ya girmiştir. Babası ise işgal altındaki İstanbul’a gitmeyi kafasına koymuştur. “Çiftliği satalım” diyen karısını da dinlememiş ve sonradan bu çiftlik “emvâl-i metrûke”den sayılmıştır(s.18).

İhmalyan eserinin bundan sonrasında İstanbul’daki hayatını ve daha sonrasını anlatır.

1919 ilkyazında İstanbul’a varırlar.  Kadıköy Yel değirmeni’nde bir ev kiralarlar. 30 Haziran 1922 de ise kardeşi Jak dünyaya gelir. O zamanlar kendisi 9 yaşındadır. Yine Vartan İhmalyan’ın yazdığına göre babasının dayısı Gazaros Sayabalyan, Konya Valiliği görevinde bulunmuştur.  Oğlu Jak Sayabalyan’ı sürgünde öldürmüşlerdir. Babası, bu dayıoğlunun hatırına ikinci oğluna Jak adını koymuştur.(s.20)

Annesi Kayseri’den 1,5 saat kadar uzakta Talaş Amerikan Kız Koleji’nde okumuş olduğu için biraz İngilizce bilmektedir. Dayısı Amerika’ya gidip yerleşmiştir. İleride belki onlar da giderler diye düşüncesiyle annesi Göztepe Amerikan Koleji’ne Vartan İhmalyan’ın gitmesine bir şey demez. Babası ise evi gücün geçindirmektedir. Bu zorlukların üzerine bir de kolej harcamalarının eklenmesini istemez.(s.31).

Vartan İhmalyan’ın İstanbul’daki eğitimi, çalıştığı yerleri, geçimlerini sağlamak üzere babasına yardımlarını, okul öğretmenlerini, onlara ilişkin anılarını bulduğumuz bu kitaptan bir anekdot nakledelim:

“Her ders yılı sonunda ilkokulların bir eğlence düzenlemesi gelenekti o yıllarda. Dersler bitti ve Moda caddesine yakın Apollon sinemasında (sonradan Hale olmuştu adı) bir eğlence düzenlendi. Çoğu zengin çocukları olan öğrenciler cici cici giyinmiş, benimse bacaklarımda eski bir kısa pantolon, sırtımda da yine eski bir gömlek vardı. Danslar yapıldı, oyunlar oynandı, şarkılar söylendi ve sıra bana geldi. Ben, Florina’lı Nazım’ın Atatürk üstüne yazdığı:

‘… Reisimiz Kemal paşa

Büyük Gazi sen çok yaşa.’

nakaratlı şiirini okuyacaktım. Üstüm başım düzgün olmadığı için, sahnede arka sıralarda durmuştum. Yerimden kalkıp sahnenin ortasına çıktım ve başladım şiiri okumaya. Öyle bir coşkuyla okumuş olmalıyım ki şiiri- Atatürk’ü hepimiz severdik- son sözcüğünü söyleyip bitirince, salonda kopan alkış fırtınası beni şaşırttı. Bir süre sahnede donakaldım, sonra birden kendime gelip, arka sıradaki yerime geçtim. Ama alkış dinmiyor, daha da güçleniyordu. Kadın öğretmenlerimizden biri yanıma gelip ‘ Hadi, bir daha oku şiiri'dedi. Yine sahnenin ortasına çıkıp, yeni baştan okudum. Bu kez alkış, birincisinden de daha güçlüydü. Parterdekiler ve locadakiler ayaklarını yere vuruyorlar, alkışlarla karışık büyük bir gürültü çıkarıyorlardı. Bu durum bir 6- 7 dakika sürdükten sonra ortalık dindi, birkaç çıkış daha oldu ve eğlence sona erdi”(s.28).

13 yaşında ilkokulu bitirdikten sonra yazları çalışan, eğitim ve öğretimini değişik okullarda sürdüren Vartan İhmalyan’ın okul hayatında Amerikan Koleji’nin ayrı bir yeri vardır. Denilebilir ki hayatının en güzel günlerini Amerikan Koleji’nde geçirmiştir. Şiir yazmış, basketbol, voleybol, futbol gibi sporlarla uğraşmış, yaz kış denize girmiş, 1500 metre koşularına katılmıştır. Şiir yazdığı için arkadaşları “halk ozanı Âşık Vartan” diye onunla alay etmişlerdir. (s.34).

Tanık olduğu bir olayı da buraya aktarmakta fayda vardır. Kendisi bu olayı şöyle hikâye etmektedir:

“ Bir gün, benden bir sınıf aşağıda okuyan İlhan adında şoven bir öğrenci, bana, ‘Ermeni gâvuru'demişti. O sırada yanımda duran, sınıf arkadaşım Naim Karaosmanoğlu(Yakup Kadri’nin yeğeniydi yanılmıyorsam), İlhan’a bir tokat attı ve:

- Burası okul ulan, dedi, biz burada hangi ulustan olursa olsun hep arkadaşız, bir daha işitmeyim ağzından ‘gâvur'sözünü.”(s.34).

Göztepe Amerikan Koleji’nde çoğu zaman cumartesi akşamları oyunlar verilir. En iyi oyuncular Bülent Şahinbaş, Rauf Ali ve Rasih Güran’dır. Vartan İhmalyan oyunculukta onlar kadar başarılı olmadığını, ama  Rauf Ali ile birlikte Karagöz oynadıklarını kaydeder(s. 34). 9. sınıftayken “Güneşe Vurgun Şehzade” adlı masalını yazdığını, 48 yıl sonra da bu masalını Cem Yayınevi’nin Arkadaş Kitaplar bölümünde “Güneşe Vurgun Çocuk” başlığı altında yayınladığını, hikâyesinde bir arkadaşının gururuyla alay ettiğini belirtir(s.35).

Göztepe Amerikan Koleji 1932 yılı sonunda kapanır; yerine Türk Koleji adında bir kolej açılır. Yöneticisi Şerafettin Bey’dir. Sınıflar ise olduğu gibi kalmış, bütün öğrenciler bu yeni kolejde okumaya başlamışlardır. Vartan İhmalyan’ın yeni öğretmenleri arasında, bir ara Konya’da da öğretmenlik yapan Sadettin Nüzhet Ergun da vardır. Yunus Emre’nin ve başka halk şairlerinin şiirlerini çok güzel okuyan Sadettin Nüzhet’i  kolay kolay unutamaz. Yine Durkheim’ci ve Freud’cu  olan Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu da hep bu iki filozoftan söz eder.Tarih öğretmeni Memduh Bey ise Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış nedeni olarak rüşvet ve rüşvetçiliğin yayılmasını gösterir.(s.39).

1933 de bu Türk koleji kapanır. Bakalorya sınavlarını Kadıköy Lisesi’nde vermeleri istenir. Bu sınavlar oldukça güçtür. Söz gelişi edebiyat sınavından 34 kişi sınava girmiş, sadece iki kişi geçmiştir. Bunlar da Rasih Güran ile Vartan İhmalyan’dır. Fizik öğretmeni Kenan Bey, edebiyat dersinden geçemeyenleri toplayıp, Vartan İhmalyan’ı göstererek,  “Ulan utanın be, herifin ana dili bile değil Türkçe. O geçiyor da siz çakıyorsunuz” dediğini duyar. O gün söyleyemediği bir gerçeği anılarında şöyle belirtmiştir:

“ Ama fizikçi Kenan Bey yanılıyordu, çünkü benim biri Ermenice, öbürü Türkçe olmak üzere iki ana dilim vardı; büyük annem ve dedem Ermenice bilmedikleri için, evimizde Türkçe konuşurlardı.”(s.40).

Eserde daha başka anılar da bulmak mümkündür. Özellikle ideolojisine, bu ideoloji doğrultusundaki çalışmalara, hatta kendisi gibi düşünenler arasındaki görüş ayrılıklarına yer veren yazarın bu bilgileri, bizi değil;  siyasî tarihle uğraşanlarla ideolojisini benimseyenleri ilgilendirmektedir. 67 yaşındayken kaleme aldığı bu kitapta, askerliği sırasında, kendisi gibi izinsiz olarak İstanbul’a gelen ve inzibatlara yakalanıp merkeze götürülen Konyalı bir askerle konuşması da hoş bir rastlantı ve anı olarak zikredilebilir.  1944’te Robert Kolej’in mühendislik bölümünü bitirmiştir. 1948’de Fransa’ya gitmiş, daha sonra da Macaristan, Polonya ve Çin’de bulunmuştur. 1961’de Moskova’ya gelen ve 1987’de ölümüne kadar orada yaşayan İhmalyan, belge niteliğini taşıyan bu kitabının Türkiye’de yayınlanmasını arzu etmiş ve bu dileği de Cem Yayınevi tarafından yerine getirilmiştir. Bu yayınevi ayrıca Arkadaş Kitaplar dizisinden onun üç eserini basmıştır.

[1] Vartan İhmalyan, Bir Yaşam Öyküsü, Cem Yayınevi, İstanbul 1989, 308 s

Köşe Yazısı Etiketleri:

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes
Yukarı Geri Anadolu Manşet Gazetesi,  Konya haberleri

İl Seçiniz

Hava Durumu
shadow

Çok Okunanlar

Bugün .Bu Hafta .Bu Ay

shadow